Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Evrim Teorisi

Nereden Yazdırıldığı: Ankara Üniversitesi Forum
Kategori: Yardim Masasi
Forum Adı: Cöp Kutusu
Forum Tanımlaması: Konuyla ilgisiz topikler
URL: http://www.tandogankampus.com/frm/forum_posts.asp?TID=1061
Tarih: 25-Jul-2014 Saat 18:20
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.06 - http://www.webwizforums.com


Konu: Evrim Teorisi
Mesajı Yazan: drnirvana
Konu: Evrim Teorisi
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 22:16
madem tıpçıyız bu konuda da söyleceklerimiz vardır herhalde.
evrimi anlatıp namaza koşan hocaları da konuşabiliriz.
onlara bu mecburiyeti-eziyeti(kendi terminolojileriyle)-getiren sistemi de ..
ee buyrun.


-------------
1



Cevaplar:
Mesajı Yazan: drnirvana
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 22:21
Maymun ile insan arasındaki kayıp halka bulundu



Bulunan kafatasının insanla maymun arasındaki geçiş aşamasını temsil etmesi açısından büyük değer taşıyor, kayıp halkalardan biri sayılıyor ve bu konudaki kuramları doğruluyor. Paleontologlar, 7 milyon yıllık fosil keşfi nedeniyle bölündü. Çoğu bilim adamı "müthiş keşif" derken, buluşçunun rakipleri kafatasının bir gorile ait olabileceğini ileri sürdü. Ancak bu iddia çok zayıf ve kafatasının insana ait olduğuna ilişkin kuşku ise çok az.

ınsana benzeyen en eski atanın keşfi, insanlığın köklerini sarsmak üzere. Çad'ta bulunan ve 6 ila 7 milyon yıllık insansı kafatasının, insanın kökenleri hakkındaki anlayışları değiştireceği düşünülüyor. Kariyerinin doruk noktasında olduğuna inanılan Fransız bilim adamı Michel Brunet ise farklı tepkilerle karşı karşıya. Brunet'in başkanlığında çalışan ekibin keşfi için, kimi fosil bilimciler ''nükleer bomba'' etkisi yaratacak derken, bazı bilim adamları kafatasının yalnızca bir gorile ait olduğunu savunuyor.

Paleontologlar, bu kayda değer buluşun beraberinde getirdiklerini değerlendiriyor. Fosilin, günümüz insanına uzanan evrim sürecini ya da diğer bir deyişle ''soy ağacını'' tamamladığı öne sürülürken, bazı bilim adamları, ağaç fikrini tamamen ortadan kaldırarak yerine ''dallı ve karışık bir çalı yığını'' koyduğunu söylüyor.

ıki milyon yıl daha eski
Bilimsel olarak Sahelanthropus tchadensis (Çad'dan gelen Sahel insansı türü) denilen yada Çad dilinde kurak mevsimde doğan çocuk anlamına gelen ' ' Toumai '' olarak adlandırılan kafatası, bugüne kadar bilinen insansı (hominid) kafataslarından yaklaşık 2 milyon yıl daha yaşlı. Toumai, hem insansı hem de maymunsu özellikleri birleştiren eşsiz bir yapıya sahip. Kafatasının keşfi basına geçen yıl sızmıştı, ancak ilgili detaylar ilk kez bir dergide yayımlanarak kamuoyuna sunuluyor (Nature, sayı 418, s. 145). Yayımlanmasıyla birlikte de bilim adamları, bir çok nedenden ötürü büyük şaşkınlık yaşıyor.

ılk olarak, 7 milyon yaşındaki ''Sahelanthropus'' adındaki kafatası, rekoru elinde bulunduran önceki keşiften 1 milyon yıl, ünlü Lucy adlı fosildense çok daha fazla yaşlı. Fosilin tarihinin en önemli özelliği, insansı türlerin, evrim süreci içerisinde bize en yakın akraba olan şempanzelerden farklılaşmaya başladıkları o kritik noktaya çok yakın olması.

Başka şaşırtan olaysa fosilin, son 30 yılın tüm önemli kalıntılarının bulunduğu Doğu Afrika'daki Rift Vadisi'nde bulunmamış olması oldu. Fosilin, vadiden 2 bin 500 kilometre uzaklıkta Çad'ta bulunması, insan yaşamının ilk olarak nerede başladığı sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Etiyopya, Kenya, Uganda ve Tanzanya içinden geçen Rift Vadisi'nde, insanın atalarına ait bugüne kadar onlarca mükemmel fosil bulundu, ancak Brunet'in Çad'ı tercih etmesinin en önemli nedenlerinden biri, Çad Gölü çevresinin ilkel omurgalı fosiller açısından çok zengin olmasıydı. Ayrıca vadideki paleontolojik izler, insanlığın sadece orada başlamadığını gösteriyordu. Vadideki sağanak yağışlar, yamaçları aşındırarak antik fosillerin yeryüzüne çıkmasını sağladı.

Öğrenci buldu

Öğrenci buldu
Amansız rüzgârların aynı etkiyi yapmış olabileceğini düşünen Brunet ve arkadaşları da 10 ülkeden 40 bilim adamıyla 1994'te çalışmaya başladı. Öngörüleri doğru çıkan ekip, yaklaşık 10 bin fosil buldu ve 7 yıl önce de, bilim adamlarının Lucy'yle aynı türden gelmiş olabileceğine inandıkları 3.5 milyon yıllık bir çene keşfetti. 19 Temmuz 2001'deyse, ekipteki Ahounta Djimdoumalbaye adlı bir öğrenci, inanılmaz kafatasını buldu.

Bulunan kafatası biraz ezilmiş biraz da kum nedeniyle aşınmıştı, ancak tam bir çene kemiği bile eşsiz bir hazine olarak değerlendirilirken, kafatası bir mucizeydi. Ekip daha sonra, aynı türe ait olduğuna inandıkları parçalar, alt çene kemikleri ve 3 diş daha buldu.

Kafatasının yaşını belirlemekse çok kolay olmadı. Ancak bilim adamları, bölgede balık, timsah, kemirgen, fil ve zürafa gibi 42 farklı türe ait ilkel hayvan fosillerinin çok olduğunu fark etti. Bunların birçoğu, önceden radyometrik yöntemlerle dikkatlice yaşları belirlenmiş örneklerle özdeşti. Bu nedenle araştırmacılar, kafatasının yaşının 6 ila 7 milyon yıl olduğunu belirledi.

Toumai, ilk hominid mi?
ışte bu belirleme, Sahelanthropus tchadensis'i evrimin kesişme noktasına getirdi. Bilim adamları, bugüne kadar insanların ve maymunların ortak bir atayı paylaştıklarına inandı. Yakın zamanda, fosillerin ve günümüz primatlarının karşılaştırılmaları ve günümüz maymunları ve insanlarının DNA'larının analizi, birbirlerinden bağımsız olarak, eski çağlara ait tek bir maymunun, 5 ila 7 milyon yıl önce insanlı türlerin ve şempanzelerin ortaya çıkmalarını sağladığını kanıtladı.

Bu doğruysa, Sahelanthropus veya Toumai, Homo Sapiens'e giden evrimsel ilerleyişi başlatan ilk hominid veya en azından ilklerden biri olabilir.

Toumai'nin, gerçek bir insansı tür olduğuna ilişkin kuşkuysa çok az. Fosilin beyni, günümüzdeki şempanzelerle aynı boyutta olsa da şempanzeninkinden daha geniş kaş çıkıntılarına ve daha küçük köpek dişlerine sahip. Kimi paleontologlara göre yüz, bu kadar ilkel bir döneme göre şaşırtıcı şekilde düşünülenden çok insansı görünüme sahip.

George Washington Üniversitesi'nden Bernard Wood, ''Bu yaştaki bir tür, jeolojik yaşının üçte biri kadar olan insansı bir türün yüzünü taşıyamaz'' diyor. Wood, arkadan bakılınca fosilin bir şempanzeye benzediğini söylüyor. Önden bakıldığındaysa, ünlü Lucy'yi de içeren, 3.6 - 2.9 milyon yıllık olduğu belirtilen Australopitheküs aferensis adlı insansı gruba benziyor.

Lucy'nin bulunmasından sonra, doğrudan atalarımız olduğu öne sürülen daha yaşlı bir çok insansı tür ortaya çıktı. Ancak, Toumai hepsinden daha da yaşlı. Toumai, Wood'un belirttiği gibi günümüz insanına benziyorsa, Lucy ve diğerleri bizim doğrudan atalarımız değil, Neandertaller gibi bir soy ağacının çıkmaz sonu durumunda olurlar.

Bu çıkarsama, Lucy ve arkadaşlarını, bizim büyük-büyük-büyük atalarımız değil, soyları çoktan tükenen amcalarımız ya da teyzelerimiz yapar.

Yeni evrimsel harita
Bir diğer olasılıksa, Sahelanthropus tchadensis'in, henüz keşfedilmemiş aynı nesilden arada bir türü başlatmış olabileceği ve türlerin de, yaklaşık 2 milyon yıl önce ortaya çıkan ve cinsimizin ilk üyelerini oluşturan Homo habilis veya Homo rudolfensis'e vardıklarıdır.

Böylece, bilimsel destek de alan yeni bir evrimsel harita ortaya çıkar. Tek bir gövdeye ve ayrılan dallara sahip bir şekilde kabul edilen evrimsel şemanın yerini, aynı noktada birden fazla türün bulunduğu karmaşık bir çalı yapısı alıyor.

Antropologlar, son 20 yıldır aynı zaman dilimi içinde yaşayan bir çok hominid bulurken, atalarımızın yaşadıkları dönemde dünyada birden fazla insana benzeyen tür bir arada bulundu.

Evrim, yeni hayvanların tek bir tür olarak değil, bir çok ortak özellik barındıran benzer türlerin bir toplaması olarak ortaya çıktıklarına ilişkin birçok örnek sunar. Charles Darwin'in Galapagos Adaları'nda incelediği ispinozların evrimleşmesi belki de bu örneklerin en ünlüsüdür.

Sahelanthropus'un, insanın evrim sürecinde birkaç farklı sınıfa ayrıldığı teorilerine destek verdiğine değinen Wood, ''Taşınan özellikler, karmaşık ve birçok noktada kesişiyor. Bizse bunları daha yeni anlamaya başladık'' diyor.

Öte yandan, belki de tüm bu uzmanlar yanlış evrimsel süreci inceliyordur. Keşfin mükemmel bir başarı olduğunu söyleyen California Üniversitesi'nden Tim White , ''Bu fosille birlikte ilk kez ortak ataya bu kadar yaklaşıyoruz. Ancak Sahelanthropus, diş yapısı açısından aynı Ardipitheküs'tür'' diyor. White, Toumai'nin, bizim, Lucy'nin ve sonraki insansı türlerin doğrudan atası olabileceğine de dikkat çekiyor.

Fransız bilim adamı Michel Brunet'inse, Güney Sahra'da bulduğu ve ''insanın en eski atası'' olduğunu öne sürdüğü kafatası fosiliyle, kariyerinde dönüm noktası yaşaması gerekiyordu. Harvard Üniversitesi'nden Daniel Lieberman , önce Nature dergisinin kapağında ardından da gazetelerde yerini alan keşif haberinin, ''nükleer bomba'' etkisi yapabileceğini söylerken, bir başka bilim adamı, paleontolojide (eski varlık-insan bilim) yeni bir sayfa açıldığını belirtti.

Karşı iddialar
Bazı rakip Fransız paleontologlar ise, Toumai'nin kesinlikle insanın atası olmadığını, dişi bir maymun olduğun uileri sürdü. ''Bu kafatası, dişi bir gorile aittir'' diyen Paris'teki Doğa Tarih Müzesi'nden Brigitte Senut , çalışma arkadaşı Michael Pickford 'la birlikte fosilin ayırt edilebilen köpek dişlerinin ''tipik bir dişi maymun dişi'' olduğunu söyledi.

Öte yandan, Brunet'i destekleyenler, Sunet ve Pickford'un sadece ''paslı bıçakları bilediklerini'' söylüyor. 2 yıl önce Kenya'da ilkel insan benzeri bir hayvana ait bacak kemikleri bulduklarını açıklayan ve Orrorin tugensis adını verdikleri türün insanın en eski atası olduğunu iddia eden bu ikili, yaratığın 6 milyon yıl önce dik yürüdüğüne inanıyor. Uzmanlarsa, Orrorin'in gerçek bir insan olup olmadığını sorguluyor. Poitiers Üniversitesi'nde görev yapan Brunet ise, büyük bir hiddetle keşfini savunuyor. Elinde Nature dergisinin son sayısıyla basın toplantısı düzenleyen Fransız araştırmacı, eleştirileri çürütmeye çalıştı. ''Bu dergide, insanın kutsal belgesini görüyorsunuz. Dışarıda birilerinin benimle aynı fikri paylaşmıyor olması onların sorunu. Ancak, hiç kimse bunu bir gorille karıştıramaz.''

Brunet'in belirttiği son nokta, Bordeaux Üniversitesi'nden paleontolog Jean-Jacques Hublin tarafından da desteklendi. Hublin, ''Toumai'nin köpek dişleri, onun, kesinlikle bizim en eski atamız olduğunu gösteriyor'' dedi.

Kim haklı?
Peki bu durumda kim haklı? Toumai bir maymun mu yoksa insanın atası mı? Toumai'nin beyni, günümüz şempanzelerinin beyinleriyle aynı boyutta ve biçimde. Öte yandan, türümüzün zekâ potansiyeline ilişkin hiçbir ipucu vermiyor. Fosilin dişleri ve gözlerinin üzerindeki kaş çıkıntılarıysa, Neandertaller gibi ileri insan türlerinin ortak özelliklerinden birini oluşturuyor.

Brunet'in en büyük sorunu, Amerikalı, Fransız ve Kanadalı araştırmacılardan oluşan ekibinin, yalnızca bir kafatası bulması oldu. ınsan neslini en iyi tanımlayan özelliklerden biri, dik yürümemizdir. Bu nedenle, Brunet, kol ve bacaklarla ilgili bir fosil bulamadığı , Toumai'nin iki ayağı üzerinde yürüdüğünü ve dolayısıyla da insanlığın atası olduğunu kanıtlayamaz.

Diğer bir yandan, çok az sayıda bilim adamı bu keşfin önemini tartışıyor. Maymunlar ve ilk insanlar, evrim süreçleri içerisinde, bundan 6 ila 7 milyon yıl önce farklılaşmaya başladılar. Brunet, günümüz insanlarının oluşmaya başladığı geçiş sınırını belirlemese de bugünkü şempanze veya gorilin ortaya çıkış sınırını saptamış olabilir. Türleri ne olursa olsun, bu döneme ait fosillerin çok seyrek olmasından ötürü, bulunan bu kafatası çok önemlidir.

Londra'daki Doğa Tarih Müzesi'nden Chris Stinger 'in de belirttiği gibi, Toumai sadece yaşı nedeniyle değil, insanların kökenlerinin araştırıldığı Doğu Afrika'daki bölgeden bin kilometreden fazla uzaklıkta bulunmasıyla da şaşırttı.

şurası bir gerçek ki Brunet, insanın kökenleri üzerine çalışmalarda yeni bir sayfa açtı. Nature dergisinde yayımladıkları çalışmada belirttikleri gibi, "Daha büyük sürprizlere hazır olun".

Bilge Eser

Kaynaklar: TIME, 22 Temmuz 2002; New Scientist ve Observer, 13 Temmuz 2002


-------------
1


Mesajı Yazan: erk55
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 22:21
bana homo-erektus'tan geldiğimi söylemeyin de şimdi =)

-------------
-evin bahçesinde yeti?en s?padan yar?? at? olmuyor-


Mesajı Yazan: drnirvana
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 22:26
az copy paste yapalım bu giriş olsun diye yazdım bu arada söyleyecek şeyi olmayanlar sadece okuyabilir
boş yazmak yazmamaktan kötüdür.

-------------
1


Mesajı Yazan: erk55
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 22:36
species lived when (MYA) lived where adult length (m) adult weight (kg) brain volume (cm³) fossil record discovery / publication of name
H. habilis 2.5–1.5 Africa 1.0–1.5 30–55 600 many 1960/1964
H. rudolfensis 1.9 Kenya       1 skull 1972/1986
H. georgicus 1.8–1.6 Georgia     600 few 1999/2002
H. ergaster 1.9–1.25 E. and S. Africa 1.9   700–850 many 1975
H. erectus 2(1.25)–0.3 Africa, Eurasia (Java, China, Caucasus) 1.8 60 900–1100 many 1891/1892
H. cepranensis 0.8? Italy       1 skull cap 1994/2003
H. antecessor 0.8–0.35 Spain, England 1.75 90 1000 3 sites 1997
H. heidelbergensis 0.6–0.25 Europe, Africa, China 1.8 60 1100–1400 many 1908
H. neanderthalensis 0.23–0.03 Europe, W. Asia 1.6 55–70 (heavily built) 1200-1700 many (1829)/1864
H. rhodesiensis 0.3–0.12 Zambia     1300 very few 1921
H. sapiens sapiens 0.25–present worldwide 1.4–1.9 55–80 1000–1850 still living —/1758
H. sapiens idaltu 0.16 Ethiopia     1450 3 craniums 1997/2003
H. floresiensis 0.10–0.012 Indonesia 1.0 25 400 7 individuals 2003/2004

chart'a göre dünyanın her yerinde homo türleri var fakat en güçlü iddia orta afrikada bi yerlerde günümüzün tüm insan türlerinin gen gradiğinin ortalamasına sahip kabile hala yaşamakta. kabilenin adını bi hatırlasam...

bunlar bir yana ben hala yokolmuş türlerin benim şeklime gelebilmiş olacağına ikna olmadım...
milyon yıl sonra uyluk kemiğimi bulan bi adamın bana ilkel demesi ne denli inandırıcı değilse bizim e maymunlara baba dememiz hiç inandırıcı değil.
maymundan önceki türle ilgili bi şeyler bilen var mı?

-------------
-evin bahçesinde yeti?en s?padan yar?? at? olmuyor-


Mesajı Yazan: erk55
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 22:39
Orjinalini yazan: drnirvana

az copy paste yapalım bu giriş olsun diye yazdım bu arada söyleyecek şeyi olmayanlar sadece okuyabilir
boş yazmak yazmamaktan kötüdür.


homo-nirvana. briefing vermiyoruz. burası da bir makalenin derlendiği günce değil. nasıl anlatsam. forum bu, limit yok.
ha sen bu gerçeğin farkında değilsen hakkatten primitif dedelerin kadar maymun olduğunu ispatlayacaksın, bekliyorum az kaldı...

-------------
-evin bahçesinde yeti?en s?padan yar?? at? olmuyor-


Mesajı Yazan: drnirvana
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 22:42
değerli bilgilendirmelerin için teşekkür ederim              
evrim hakkında cevaplayamadığın bir soru olursa tekrar bekleriz
ya da katkıda bulunmak istersen..

-------------
1


Mesajı Yazan: kayip
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 23:02
bi şey sorabılır mıyımm ??
insan kadar özel bir varlığın    tesadüfler sonucu oluştugunu mu soyluyorsun??


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 23:10
Orjinalini yazan: kayip

bi şey sorabılır mıyımm ??
insan kadar özel bir varlığın    tesadüfler sonucu oluştugunu mu soyluyorsun??
lafı ağzımdan aldın desem

-------------


Mesajı Yazan: drnirvana
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 23:11
önce tesadüfün tanımını bilmek gerekiyor sanırım
tesadüf nedir?
bilimsel literatürlerde çok karmaşık olaylar için kullanılır
para havaya atılır 2 ihtimal vardır yazı ya da tura
onun yazı gelmesi başı boş değildir
birbiririni tamamlayan etkileyen binlerce sebep var tüm bunların bir anda hesaplanması çok çok zor olduğu için tesadüf denilmiştir
evrim de böyledir evet bu canlılık tesadüfen oluşmuştur ama tesadüf de nedeni çok karmaşık olan hesaplamalarla bilinemeyecek kadar çok belirleyeni olan demektir..
tesadüflerin sizin dilinizle mucizeye dönüşmesi için gerekli zaman hep vardı. evrim, tesadüf ve zorunluluğun bir bileşimidir



sorular sorulurken daha derine inilirse çok daha yararlı olur çok yüzeysel oldu bu sanırım ..





-------------
1


Mesajı Yazan: kayip
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 23:21
bence yuzeysel degıll    herseyın tesadufler sonucu oluştugunu soluyorsanız   bu sıze gore konunun temelı olmalı dımı
madem fıkır edınmek ıcın soru sormak serbest sorularımı kısıtlama lutfen yuzeysel    dıye


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 23:24
derınlemesıne derken??? lutfen bı ornek .madem bızımkıler yuzeysel. bız bılım adamı dıılız en azından su an ıcın . ya da burada makale de yazmaya calısmıyoruz. goruslerımızı ıstemıssınız alın sıze gorus ,soru. umarım anlasıkllmıstır yeterınce derınlemesıne acıkladıgımı zannedıyorum

-------------


Mesajı Yazan: drnirvana
Mesaj Tarihi: 28-Dec-2006 Saat 23:31
yarın tesadüf ve diyalektik hakkında uzun bir yazı yazacağım.
o zaman daha bir açık olur sanırım .


-------------
1


Mesajı Yazan: cerrah
Mesaj Tarihi: 29-Dec-2006 Saat 15:10
konuşabiliriz tabii evrim teorisi üzerine. ama bikaç nokta dikkatimi çekti benim. birincisi ,drnirvana bi yazı yollamışsın ama o yazının başında bi eks...lik var, yani bi kısmını koymuşsun sadece gibi geldi bana. yazıyı bildiğimden değil, bi kaç paragrafını okudum, anlamdan öyle çıkardım. sonra direkt maymundan insana geçiş konuşulmaya başlanmış, sizlerde bilirsiniz evrim teorisi bununla sınırlı değil, geniş bi konu. tabii maymun-insan meselesi de (bu meselenin varlığı-yokluğu vs.)bu geniş konunun içinde olduğundan konuşulsun, ama belki hücresel temelininden falan bahsetsek,ordan genişletsek, "olur mu ,nasıl olur" ki diye kafa yorsak, sonra bu tartışmalar bi yerde öğrenme arzumuzu kamçılasa, açsak kitap karıştırsak, daha faydalı olur gibi geliyor bana. bi de birbirimizin yaptığı yorumları tez-antitez formatında yanıtlarsak daha bi şık olur. sonuçta hiçbirimiz bu konunun uzmanı değiliz. son olarak ben copy paste tarzda yazıları genelde pek okumuyorum, yanlış yapıyorum sanırım, muhakkak içinde bişiler vardır ama daha kısa olsa yazılar daha çok okunur.


Mesajı Yazan: cerrah
Mesaj Tarihi: 29-Dec-2006 Saat 15:15
tez-antitez formatı derken çok bilimsel olsun anlamında demedim, drnirvana sanırım, birisine yüzeyel yazıyosun falan gibi bişi demiş (hızlı hızlı baktım, o yüzden kim kime ne demiş tam yazamıyorum), öyle olmasın demek istedim, yani birisi bi şey söyleyince ona bilgi vermeye çalışalım, gerisini karşıdakine bırakalım.


Mesajı Yazan: iceman6606
Mesaj Tarihi: 30-Dec-2006 Saat 02:01
Orjinalini yazan: drnirvana

madem tıpçıyız bu konuda da söyleceklerimiz vardır herhalde.
evrimi anlatıp namaza koşan hocaları da konuşabiliriz.
onlara bu mecburiyeti-eziyeti(kendi terminolojileriyle)-getiren sistemi de ..
ee buyrun.


Evrimi burda istediğin kadar konuş ama evrimi anlatıp namaza koşan hocalardan sanane. Bir şeyin içine de arabozcak huzursuzluk getirecek birşey sokuşturmasan olmaz mı?

-------------
Büyük Boyutta İmza Yasak!


Mesajı Yazan: fskmg
Mesaj Tarihi: 03-Jan-2007 Saat 22:38
evrim allah yok, allaha inanıyorsan evrim yok diye bir şeyi iddaa etmek bence çok saçma. bence bu açıdan bakarsk ne bilim adamı oluruz ne de tam inançlı. her ikisi de olanlar var buna ne dersiniz. bilim inançla çelişmezki yani nasıl ki deniz akıntılarının ulvi bir şey olduğuna inanmamızla bunun bir bilimsel açıklaması olması gibi yani allah yarattığı herşeyi bir bilimsel açıklama olarak önümüze koyuyor ama insanın yaradılışı illaki bu bilimden ayrı oluyor bence inanan adam bilimin de allahtan geleceğini bilir


Mesajı Yazan: tygR
Mesaj Tarihi: 03-Jan-2007 Saat 23:34
ewrime takılmasın kimse ya bu cok boş bi muhabbet isteyen istediğine inanır, ispatı kanıtı yok ki ne desek yalann


Mesajı Yazan: socialdown
Mesaj Tarihi: 03-Jan-2007 Saat 23:56
sorun şu evrimi din ile bilim çok farklı açıklıo aslnda ikiside yok demio ama geçenlerde tüm hacettepedeki akademisyenlere bi kitap bedava olarak dağıtılmış(yazarını sölemicem) kitap 60*70 ebadında ve süper baskısı olan bi kitap almak istesen rahat 100 milyon wardır. ve bu kitap şunu dio dünyada ki tüm yaşamış ve yaşayan bütün canlıların resimlerini ve fosillerini koymuş bilmem kaç bin yıl öncesine dayanan fosiller ama sorun şurda arada ki farkı bulun gb bi soruyla gelio adam... tabi ki de bu canlılar hala aynı şeilde var olabilirler ama bnde şu soruyu sorarım bu şekilde evrimi açıklama hatta reddetmeye çalışan adama 'ilk canlının ortaya çıkışıyla evrenin oluşması arasında kaç milyar yıl war? bi anda olmasını klimse beklemio ztn '

-------------
'Tonight your soul sleeps, but one day you will feel real pain,
maybe then you will see me as I am,
A fragile wreck on a storm of emotion'


Mesajı Yazan: drnirvana
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 14:22
aynı yazıyı ateizm.org adresinden de okuyabilirsiniz..



Doğa, bilinçsiz işlemesine rağmen, sanki birbiri için yaratılmış olduğunu düşündürecek yapılarla doludur. Fakat bu uyum, belli kurallar dahilinde kendi kendine işlemeye bırakılacak herhangi bir karmaşık sistemdeki uyumdan farksızdır.




Görünüş yanıltıcıdır. Doğa, bilinçsiz işlemesine rağmen, sanki birbiri için yaratılmış olduğunu düşündürecek yapılarla doludur. Fakat bu uyum, belli kurallar dahilinde kendi kendine işlemeye bırakılacak herhangi bir karmaşık sistemdeki uyumdan farksızdır. Herhangi bir karmaşık sistemde, o sistemin temelindeki kurallar gereği, belli sizilimler, yapılar, görünüşler ortaya çıkacaktır. Bir kuşun kanadına bakıp, bu uçmak için tasarlanmış olmalı demek, yağmur suyunun tepelerde birikmeyip çukurları doldurmak için yaratılmış olduğunu söylemekten farksızdır. Yağmur, doğa yasaları gereği(yerçekimi kanunu) çukurları doldurur. Kuşun kanadı ise, yaşadıkları çevreye uymak zorunda kalmış canlıların milyarlarca yıl içinde ortaya çıkardıkları sonuçtur. Damlayan suyun zamanla mermeri bile delmesi gibi, doğal seçilimin biriken etkileri uzzun zaman içinde insanı hayrete düşüren ve tasarım ürünü olduğu izlenimi veren yapıların ortaya çıkmasına sebep olur.

Yine kuş kanadı üzerinde konuşursak, kanadın bir tasarım ürünü olmadığını nasıl anlayabiliriz?

Bize kanadın bir tasarım olmadığını gösteren pek çok ayrıntı var. Örneğin, eğer kanat bir tasarımsa, bir balinanın yüzgeci, yarasanın kanadı, ve bir insanın kolu arasındaki yapı benzerliği (bunların tümü 5 parmak veya uzantı etrafındaki perde veya et parcasından ibarettir) büyük bir tesadüf demektir. Hani tesadüflerden kuşku duyuyorduk? Bunların verimsiz bir sekilde aynı yapının deforme edilmesi sonucu o şekilde tasarlandığını düşünmek mi daha mantıklıdır, yoksa, kökeninde aynı olan bir yapının doğa şartları gereği zamanla çevresine uymasından dolayı değişik biçimler alması mı?

Ayrıca, uçmak için kanat çırpmaktan çok daha iyi prensipler var günümüz fiziği açısından düşünecek olursanız. En basiti, bir balonu şişirip, sonra bırakın ve içinden hızla çıkan havanın balonu nasıl havada iterek hareket ettirdiğine bakın. Bu prensip, balonu havada hareket ettirmek için bir çift kanat takıp uçurmaktan çok daha iyidir. Allah ya verimsiz tasarımlar konusunda uzman, ya da bunlar bir tasarım işi değil.

Ayrıca, canlıların beslenmeleri konusunda, Allah'ın aklına birbirlerini öldürüp yemeleri dışında, daha iyi ve daha az acımasız bir yöntem gelmemiş mi? Her şeye kadir bir varlığın, ortamda bolca bulunacak cansız ve acı duymayan hammaddelerin besin olarak kullanılması türünde çok daha merhametli bir çözümü rahatça üretebilmesi gerekmez miydi ?

Ya da insan vücudunun tasarımı. ınsan vücudunun iyi bir tasarım olduğunu iddia etmek, hayal gücünü yeterince çalıştırmadan konuşmaktan kaynaklanır. ınsan vüdununun pek çok zayıf yönü ve yetersizliği vardır. ılk bakışta akla gelebilecek bir nokta, yerde durmak için kullandığımız uzuvların sayısıdır. 2 ayak, denge açısından iyi bir tasarım değildir. 4 ayağın, yerde sağlam durma ve denge sağlama yönünden avantajı 2 ayağa göre çok daha fazladır. ınsanın ayağa kalkması, ön ayaklarını serbest bıraktığı ve alet kullanmasına imkan verdiği için evrim sürecinde avantaj yaratmıştır, yoksa iki ayakla daha hızlı koşulabileceği için değil. Çünkü tam tersi, koşmak, kaçmak ve kovalamak açısından, hem hız hem de denge için 4 ayak 2 ayaktan daha iyi bir tasarımdır.

Dolayısıyla, eğer insan bilinçli bir tasarım ürünü olsaydı, her şeye kadir bir yaratıcının insanı 4 ayak ve en az 4 kol ile donatması gerekirdi. Çok sayıda paket taşırken, kollarınızın yeteriz kaldığını hissetmediniz mi hiç? ıki eliniz doluyken, üçüncü bir eliniz olsa da paketleri bırakmadan kapıyı açabilseniz diye düşünmediniz mi hiç?

Aynı şekilde parmakların sayısı ve orantısızlığı da başka bir kötü tasarımdır. Ellerimiz son derece asimetriktir. Bir yöne kıvrılan 4 uzuv ve diğer yöne kıvrılan bir uzuv (başparmak) tutma eylemi açısından ideal bir tasarım değildir. Bizim böyle ideal olmayan bir tasarımla iş yapmamız, alet kullanmamız, doğanın elinde olanla çalışmak zorunda olmasından kaynaklanır. Bilinçli bir tasarımcı tutma uzvu geliştirecek olsa, belki parmak ve kıvırarak güç uygulama prensibini bile kullanmak istemezdi, çünkü bu aslında nesneleri manipüle etmek için ideal bir yöntem değil. Manipüle edilecek nesnenin şekline bağlı olarak değişik tasarımlar gerekir çünkü. ıdeal bir tutma ve manipülasyon aracı çeşit çeşit yapı barındırmalıdır üstünde. Hatta örneğin tutacağı cisme göre şekil değiştiren, elastik tutma uzuvları, akla gelen çok daha iyi bir çözüm bu konuda.

Ayrıca insan gözü hem sayı, hem vücuttaki yer, hem de görme yeteneği olarak idealden çok uzak bir organdır. ınsan gözünün en iyi kameradan daha iyi olduğu kesinlikle doğru değildir. Odaklanma yeteneği olarak insan gözü oldukça zayıftır hatta. Kartal gözlerini ve doğadaki pek çok başka gözü düşünün, tasarımlanmamış (yani evrimleşmiş) görme araçları (gözler) arasında bile insan gözünden çok daha iyi pek çok göz vardır. Ayrıca insan gözünün görme açısı en fazla 120 derecedir. Geriyi görebilmek için başımızı çevirmek zorundayız. Daha iyi bir tasarım, geriyi de gören, hatta arkaya da gözler koyan bir tasarım olurdu. Hatta, göz sayısı ve yeri konusunda, hayal gücünü çalıştırınca aslında en iyi tasarımın ilk anda gelenlerden çok daha farklı olması gerektiğini bile buluyor insan. Bilirsiniz çocukların hayal gücü genellikle yetişkinlere göre daha iyidir. Bir grup kişiye, göz için en ideal yerin neresi olması gerektiğini sormuşlar, çoğu kişinin aklına sadece başın arkası gelmiş. Fakat aralarından bir çocuk, gözümün parmağımın ucunda olmasını isterdim demiş. ılk anda insanları şaşırtan bu cevabın biraz düşününce aslında kendi cevaplarından çok daha iyi olduğunu farketmişler. Çünkü düşünün, parmağın ucundaki bir göz ile, istediğiniz her yeri görebilirsiniz. Kısacası biraz düşününce, gözün yeri, yapısı ve sayısı konusunda akla pek çok alternatif geliyor. Örneğin ahtapot gibi bir vücut tasarımı (çok uzuvlu) ve her uvuzda pek cok görme aracından olşuşan bir tasarım, dış dünyadan gelecek algı uyarılarından maksimum derecede yararlanan bir tasarım olurdu.

Ya da insan gözünün görmeye muktedir oldığı dalga boylarını düşünün. ınsan sadece 400 ile 700 nanometre arasındaki dalga boylarına ait ışımayı görebilir. Bunlar ise kırmızı ile mor arasındaki renklere denk gelir. Bildiğimiz tüm renkler ve görebildiğimiz tüm aralık bu kadarcıktır. Halbuki fizik kitaplarındaki elektromanyetik radyasyon spektrumunu inceleyen herhangi biri görecektir ki, bu aralık tüm spektrumda bir nokta bile kabul edilemeyecek kadar küçüktür.

Benzer şey duyabildiğimiz ses dalgaları frekans aralığında da geçerli. ınsandan daha iyi duyan pek cok canlı vardır. Ki onlar bile mümkün ses dalgası aralığının çok küçük bir bölümünü kullanır. Günümüzün ilkel teknolojisiyle yapabildiğimiz sonarlar bile bu aralığı kat kat aşabilmektedir. (Ki teknolojisi sınırsız bir Tanrı'dan çok daha iyisini beklemek hakkımız).



Kuşa bakıp, "Ne güzel bir tasarım, amma da mükemmel uçuyor" derken, kaplumbağanın yürümek için bile doğru dürüst bir katkısı olmayan çolak bacaklarına bakıp neden aynı hayranlığı duymuyorsunuz? Üstelik ters dönmüş bir kaplumbağanın saatlerce, belki de günlerce konumunu düzeltememesine ve belkide bu yüzden yaşamını kaybatme tehlikesine bakıp neden aynı hayranlığı duymuyorsunuz?

Örneğin insan, en başta dış etmenlere karşı oldukça dayanıksızdır. Soğuğa ve sıcağa belli bir sınıra kadar dayanabilir. Diğer canlılar karşısında da oldukça kötü tasarlandığını söyleyebiliriz. Örneğin, sayılamayacak kadar çok mikroba ve bakteriye karşı son derece hatta ölümcül derecede dayanıksızdır. Fizik yapısı da ayrı ayrı ele alınacak diğer hayvanlar karşısında hep olumsuzluk içerir. Bir keçiden bile yavaş, kargadan bile az ömürlü, bir domuzdan bile güçsüz, bir kuştan bile kötü gören, doğduktan sonra gelişmesi ve öğrenmesi bir sığırdan bile zor ve uzun süreç isteyen, hayranlık uyandıracak doğal yetileri olmayan (hiçbir insan yavrusu öğretilmeden bir şeyi kendiliğinden başaramaz, konuşmayı bile) bu kötü tasarım örneklerini çoğaltmak olanaklı. Peki bunun neresi iyi tasarım?

Yüzümüzdeki her gün kesmek "zorunda" olduğumuz kıllar mı? Hiç kimseye bir yararı olmayacağı gibi kimsenin görmesi gerekmeyen yerlerdeki kıllar mı? Her gün uzayan hayvansallık artığı tırnaklar mı?(Diş gibi uzaması durabilirdi). Başımızdaki kılların kime ne yararı var? Böylece "türban" sorunu da ortaya çıkmazdı. Bu bile tek başına kötü tasarımın ötesinde provakasyon unsuru ve nifak niteliğinde. Kirpik gibi sıradan bir fırça yapacağına sürüngenlerinki gibi ikinci bir kapak koyamazmıydı? Herşeyden önemlisi bizleri amfibik yaratsaydı fena mı olurdu? Bazı insanlar yüzebildikleri halde bazıları neden yüzemez? Üstelik yaşamını kurtaracak derecede yüzemez insanoğlu. Oysa diğer canlılar bunu başarırlar. ıki aylık bir köpek yavrusu ortamını bulduğunda yaşamını tek başına sürdürebilir ama insan on yaşına gelse sürdüremez. Nerede iyi tasarım? ınsanoğlu beslenme konusunda diğer canlılar kadar yetenekli değildir. Nerede iyi tasarım? Hadi tasarım olduğunu kabul ettik diyelim, bu kadar kötü tasarlanmış bir yapıtı tasarlayana neden bu kadar haketmediği övgüleri dizelim? Bu bile tasarım hatasının sonucu değil midir? Demek ki insanı insan yapan tek şey "beyin". Ama bu bile iyi bir tasarım değil. Bir insanı sütten kesilince her türlü yaşam koşulunun bulunduğu insansız bir ortama bıraksanız, bu beyin ne işe yarayacaktır? Büyüdüğünde ilk kez göreceği merdivene çıkmayı bile bilmeyecektir. Bu örnek deneyle kanıtlanmıştır. Hiçbir zaman konuşamayacak, belki de dört ayak üstünde yürüyecektir. Bilgi ile doldurulması gereken beyni boştur ve iş görmemektedir. Bunun neresi mükemmel tasarım? Üstelik tek başına beyne bakıp ne mükemmel diyebilirmiyiz? O beynin işlerliğinin hiç mi önemi yoktur?

Tasarım bu konuda eğitilmiş insanların işidir. Yani insana ait bir özelliktir. Ancak hatalı tasarlanmış, ya da tasarım ürünü olmayan bir insan beyni, tasarladığı tanrısını ancak insana ait olabilen özelliklerle donatarak bu kadar hatalı tasarlayabilir.

Kısacası, biraz düşünüp, hayal gücünüzü biraz çalıstırınca aslında mükemmel uyumlu ve son derece iyi tasarlanmiş sandığınız bu doğanın hiç de öyle olmadığını görürsünüz. Bu yukaridaki örnekler biraz düşünüldüğünde çok rahat çoğaltılabilir. Bu kadarından bahsetmek, kasdettiğimiz noktayı göstermek için yeterlidir. O da doğada ideal bir tasarim olduğunu düşünmenin sadece zihinsel bir şartlanma olduğudur.




-------------
1


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 14:51
Bugün biyoloji, paleontoloji, genetik, biyokimya, mikrobiyoloji gibi bilim dalları, canlılığın hiçbir şekilde tesadüfler ve doğa şartları sonucunda kendiliğinden meydana gelemeyeceğini kanıtlamıştır. Canlı hücresi, bilim dünyasının ortak kanaatiyle, insanoğlunun bugüne kadar karşılaştığı en kompleks yapı ünvanını korumaktadır. Modern bilim, tek bir canlı hücresinin dahi büyük bir şehirden çok daha kompleks bir yapıya ve içiçe geçmiş olağanüstü sistemlere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Böyle kompleks bir yapı, ancak bütün parçaları aynı anda ve eks...siz olarak ortaya çıktığında işlev görebilir. Yoksa hiçbir işe yaramaz, zaman içinde dağılır, parçalanır ve yok olur. Evrim teorisinin iddia ettiği gibi milyonlarca sene diğer parçalarının “tesadüflerle” oluşmasını bekleyemez. Dolayısıyla sadece tek bir hücrenin kompleks yaratılışı dahi, Allah’ın canlılığı yoktan varettiğini açıkça göstermektedir.

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 14:53
Evrim teorisinin bir diğer büyük hezimeti de fosil kayıtlarındadır. Yıllar süren arkeolojik çalışmalarda bulunan fosiller arasında, evrim teorisinin öne sürdüğü gibi, canlıların basit türlerden kompleks türlere kademe kademe evrimleştiğini göstermesi gereken ara geçiş formlarına bir türlü rastlanamamıştır. Eğer gerçekten bu tür canlılar geçmişte yaşamışsa bunların sayılarının ve çeşitlerinin sayılamayacak kadar çok olması gerekir. Daha da önemlisi, bu ucube canlıların kalıntılarına mutlaka fosil kayıtlarında rastlanması gerekir. Çünkü bu ara geçiş formları gerçekten var olmuş olsa, bunların sayısı bugün bildiğimiz hayvan türlerinden bile fazla olmalı ve dünyanın dört bir yanı fosilleşmiş ara geçiş formu kalıntılarıyla dolup taşmalıdır. Evrimciler 19. yüzyılın ortasından bu yana dünyanın dört bir yanında yaptıkları hummalı fosil araştırmalarında bu ara geçiş formlarını aramaktadırlar. Oysa, 150 yıla yakın bir süredir büyük bir hırsla aranan bu ara geçiş formlarından eser yoktur.Kısacası fosil kayıtları da canlı türlerinin, evrimin iddia ettiği gibi ilkelden gelişmişe doğru bir süreç izlediğini değil, bir anda ve en mükemmel halde ortaya çıktıklarını göstermektedir.

-------------


Mesajı Yazan: R.ş.Y.
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 14:54


-------------
edep edepsizlere tahamül etmektır...:):)


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 14:55
tam ben de bunları okuyordum.yazınızı koymussunuz foruma. aklıma geldı yapıstırım barı okuduklarımı dedım.

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 15:30
DARWINıZM�ıN ÇÖKÜşÜ TIME DERGıSı�NDE

Evrim Teorisinin çöktüğünü artık Avrupalı bilim adamları da kabul ediyor. Time Dergisi�nin 9 Ekim 2006 tarihli son sayısında yer verilen araştırmaya göre, insan DNA�sı ile maymun DNA�sı arasındaki fark evrimle hiçbir şekilde açıklanamaz. Alman bilim adamlarınca yapılan bu araştırma Darwinizm�e yeni bir darbe daha vurmuştur.

ınsan vücudunda yaklaşık 100 trilyon hücre vardır ve her hücrenin içinde insana ait tüm özellikleri barındıran bir DNA molekülü bulunmaktadır. Tek bir DNA molekülü tam bir milyon ans...lopedi sayfasını dolduracak miktarda bilgi içerir. Dünyanın en büyük ans...lopedilerinden biri olan 23 ciltlik "Encyclopedia Britannica"nın bile sadece toplam 25 bin sayfası vardır. Bu durumda, karşımıza akıl almaz bir tablo çıkar. Mikroskobik hücrenin içindeki, ondan çok daha küçük bir çekirdekte bulunan bir molekülde, milyonlarca bilgi içeren dünyanın en büyük ans...lopedisinin 40 katı büyüklüğünde bir bilgi deposu saklı durmaktadır. Elbette böylesine muhteşem bir bilgi bankasının tesadüflerle ortaya çıkması imkansızdır.

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 15:34
Kuran-ı Kerim�den Fosillere Bazı ışaretler

Kuran-ı Kerim�de fosillerin varlığına işaretler bulunduğunu söylemek mümkündür. Örneğin Yusuf Suresi�nin 105. ayetinde �Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler� denilmekte; üzerinden geçilen, dolayısıyla, bir yönüyle yeraltında bulunan her türlü canlıya ait fosillere işaret edilmektedir. (En doğrusunu Yüce Allah bilir)

Diğer bir ayet ise fosillerin taşlaşmış yapısına işaret etmektir:

    Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" De ki: "ıster taş olun, ister demir." (ısra Suresi, 49-50)

Ayet bir yönüyle -işari mana olarak- bazı insan iskeletlerinin bir süre sonra taşlaşarak fosilleşebileceğini haber vermektedir. (Bilindiği üzere bu tarz taşlaşmış insan fosilleri zaman zaman bulunmaktadır.) Ayetteki demir konusu ise, insanın damarlarında, kaslarında ve iç organlarında bulunan demir minerallerinin toprağa karışması şeklinde yorumlanabilir. (En doğrusunu Yüce Allah bilir)

-------------


Mesajı Yazan: nomercyxes
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 15:35
ya taraflı yazıları kanıt olarak koyamazsın.. kim diyor geçiş formu yok diye?? o senin okuduun yazı sokaklarda bedavaya daıtılan harun yahya diye bi adamın evrim aldatmacası adlı kitabından alınmıştır..ve geçiş formu yok diyenlerin hepside kaynak olarak bu kitabı almıstır.. bu tür konularda istersen taraflı türkçe kaynakları değilde bilim kurumlarının yaptıkları araştırmaları ve uluslararası kaynakları araştır .. okudugun herseye de inanma ;)

uluslarası kaynakları araştırırsan binlerce geciş formu bulduklarını görebilirsin.. işte islamla diğer dinleri ayıran özellikte burada ortaya cıkıyor diğerleri yaratılışı sorgulayabilirken islamda bunu yapmak yerine olurmu ya diyerek bulunanları inkar etme yoluna gidiliyor..


ha bu arada bide neden bunlar daha çok değilde işte atıyorum 1000 tane falan diyebilirsin. bunun nedenide fosilleşmenin basit bi süreç olmamasıdır. sonucta döneminin dominant türü olan ve yeryüzünde milayrlarca olan dinazorların bile bugün bozulmamış taş çatlasa 20-30 tane fosili vardır.. eger yaşamış her canlının fosiline ulaşılabilseydi bugün her yerin fosil dolu olması gerekirdi..

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 15:47
neye ya da kıme ınandıgım kımseyı ılgılendırmez! mantıgımın kabul ettıgı seylere evet derım ben. kımse kımsenın goruslerıne karısamaz. ıtıraz edemez. sanırım forum kuralıydı bu! ıyı gunler..

-------------


Mesajı Yazan: drnirvana
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 16:30
beni en çok kızdıran şey yaratılış hipotezini savunan kişilerin yakında mehdiliğini iddia edecek hiçbir bilimsel geçmişi olmayan bir adamın tamamı çalıntı ve çarpık sayrık kitaplarından başka bir kaynak gösterememeleridir.
bahsi geçen time dergisi sadece günah çıkartıyor


-------------
1


Mesajı Yazan: nomercyxes
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 16:35
Orjinalini yazan: gün batımı

neye ya da kıme ınandıgım kımseyı ılgılendırmez! mantıgımın kabul ettıgı seylere evet derım ben. kımse kımsenın goruslerıne karısamaz. ıtıraz edemez. sanırım forum kuralıydı bu! ıyı gunler..



bu forum yoneticisi olarak acıklama


kimse kimsenin gorusune itiraz edemez diye bir forum kuralı yok olsa zaten yeryuzunun en sacma kuralı olur!!!



burasıda tamamen kendi gorusum forumla alakası yoktur....



ne alaka ki forum kuralı falan?? ben sadece gorusumu yazdım senin gorusunun yanlıs olduunu savundum.. neden itiraz edemiim?? olduu yazılan her goruse ii tamam dielim o zmn.. bu arada mantığımın kabul ettiği şeylere evet derim demişsin.. dinde mantık yoktur. tamamen inançtır madem mantığınla hareket ediyorsun o zmn teorik olarak allaha ve dinlerede inanmaman lazım;) once kendinle çelişmemeyi öğren sonra cevap yaz:)

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 16:39
ınsanın hiçbir şekilde evrim geçirmediği,hatta dünyada hiçbir şeyin evrimle oluşmadığı bilimsel olarak bu kadar açık iken hala insanın evrim geçirdiğini bilimsel olarak ispatlayamayıp sadece tez ileri sürebilen ve sonrada bunu gerçek zanneden insanların varlığını görmek şaşırtıcı. Mantıklarını kullanabilseler saçmaladıklarını anlayacaklar. Mesela yerde bir kalem bulsalar bu evrim geçiren bir ağaçmıdır diyecekler.



-------------


Mesajı Yazan: nomercyxes
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 16:41
en azından insanın evrim geçirdiğine canlıların olusumuna dair % 100 ispatlanmasa da bilimsel olarak kanıtlar vardır

tanrının varlığına dair en ufak bir bilimsel kanıt yoktur senin mantığından hareketle

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 16:56
yoğurdun içinde süt vardır.sen bunu bılırsın ama gosteremezsın. yine de delil istiyorsan sen ve çevrendeki her şey buun yeteri kadar kanıtıdır. bılıme en cok ınanan bılım adamlarıı Allah'a ınandıgına gore gerisini sen düşün..

-------------


Mesajı Yazan: nomercyxes
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 17:04
ya cevap yazmıs olmak için cevap yazmyı anlayamıyorum simdi soylediğinin ne alakası var? yoğurdun sutten yapıldıını bilirsin çümkü bizzat yapılısını gözlemlersin... ne alakası var şimdi??:S:S


ya cidden senin yazdıklarına artık bosuna yorulupda cevap yazmıycam.. cunku bişeye dayanarak falan konusmuosun sadece konusmus olmak için..


-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 17:12
sen benım yazmıs olmak ıcın yazdıgımı nsl ıddıa edebılırsın ki. sen nsl yazıyorsan bak ben de önümde klavye oyle yazıyorum:)
sütün içindeki paynirleri gösterebilir misin? eger mantıgın varsa dusun bu dedıımı

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 17:17
Mantgıgıma dayanıp konusuyordum ama demekkı kabul eddemedı mantıgın o sorunun cevabını.
not: mod.sun dıye kendı msjında oynama yapıpdurma gozumden kacmadı!!

-------------


Mesajı Yazan: nomercyxes
Mesaj Tarihi: 23-Jan-2007 Saat 17:28
1- yeni mesaj eklemek yerine kendi mesajıma ek yaptım msn de soylediğim şeyi....

2- su baslığı okuyan her insan evladı neyin ne olduunu gorur bişi soylememe gerek yok   dediim gibi cevap yazmayacagım kişisel bişey olmadıgı surece

-------------


Mesajı Yazan: drnirvana
Mesaj Tarihi: 24-Jan-2007 Saat 16:34
bu başlık temel olarak evrim teorisi tartışılsın diye açıldı.
ilkokul çocuklarını tatmin etmek için verilen süt yoğurt örneklerini vermek için değil.


-------------
1


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 24-Jan-2007 Saat 16:40
1-2-3 tıp!!!

-------------


Mesajı Yazan: SHEtAn
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 12:43
evrımi sadece maymun_ınsan olarak dusunmeyın evrım gercekten oluyor(genetık suruklenme,adaptasyonlar,dogal seleksıyonvb)insanlar maymunlardan gelseydı dunyada maymun olmazdı herhalde. sadece cok yakın akrabayız buda evrımın acıklamıs oldugu sey.Ayrıca kuslar surungenlerden geldıgı ,surungenlerın cıft yasamlılardan geldıgı vb.bır suru sey evrımın konusu


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 13:40
ewrimin dogru oldugunu anlatan yazıları, söyleyen kişileri, açıklamayan çalışan programları görünce sinirden patlıyorum... içimdekileri bu foruma aktaramıyorum anında banlanırım... kendimi zor tuttorum walla bu ewrim saçmalıgına gülip geçmek en dogrusu... ALLAH herşeyi oldugu gibi yaratmıştır hiçbi warlık deişime ugramamıştır:(öyle bi yetenekleri yoktur)...
ewrim ispatlanamımıştırda zaten savunan insanlarıda zavallı olarak görüyorum.. ewrim tamammen siyasi olarak öne sürülmüştür we ırkçılıgın ortaya çıkmasına neden olmuştur... we zamanında büyük çaplarda katliamlara neden olmuştur... şu saçma konuyu kapatın aptalca bi ewrim saçmalıgını bu güzel forumdan alın... acayip sinirlendim yaww :D ... elimden bişede gelmio ya dahada sinirleniorum yawww....

-------------


Mesajı Yazan: kayip
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 13:44
bişi sorabılır mıyımm kuşlarr surungenlerden geldı   dıosunzu ya (merak ettıgım için soruyorumm )sımdı kuslarr ılerde farklı bı şeye mı donuşcekk 8 bacaklı yada sadece kanatlı varlık mı olcak yada evrımı bıttı mı bıttıyse nerden anlaşıldı bıttıgı?

-------------
üç günlük dünyada


Mesajı Yazan: yasin
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 13:46
geçenlerde bi haberde duydumm
3 tırnaklı at fosili bulunmuşş

-------------
tarihi aptallar da yapabilir
ama sadece akıllılar yazar..


Mesajı Yazan: kayip
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 13:50
bu dınazorlar gıbı neslı tukenmışş bı hayvan olamaz mı?

-------------
üç günlük dünyada


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 13:52
3 tırnaklı at fosili bulunabilir o zamanlarda yaşamış bi cins warlık olabilir o... birçok tür hayvan yaşamış ve yok olmuştur...

-------------


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:02
insanlar yaratılmıştır bunun elle tutulur bi kanıtını gösteremeyiz ancak insan oglu çewresini gözleyerek aklıyla yorumlay... yüce bi yaratıcının oldugunu kavrayabilirler... ewrim ilk balkışta mantıklı gibi görünen görüşleri ortaya sürer ancak bunların hepsinin dogru olmadıgı kanıtlanmıştır... ewrimin dogru olmadıgı bilimsel olarakta kanıtlanmıştır... bikaç internet siteside weriim dicem ama reklam sözkonusu olabilir... ewrime uyuz oldugum kadar bi şeye daha uyuz oluyorum o da ewrimi destekleyenler... nedense ewrim konusunu duyunca benim şarteller atıo... ewrim konusunu savunanları nedense içimden öyle gelio çok küçümsüyorum öylede zaten.

-------------


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:02
emre - fizik eskiden insnaların diş sayısı 52 imiş
şimdi 32
bu sana bişi ifade ediyor mu senin tanrın öyledir hatta böyledir demek

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: kayip
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:07
nacizhane bişey solıcem evrımi savunan arkadaslar yada karsı cıkanlarr   tartışmayı beceremıomuyuz acaba   bırbırımıze 'ılkokul cocugu' gıbı   cumleler kurarakk asagılay... bı yere varabılır mıyızz bırbırımızı anlamaya çalışsak? ne demek ıstıo dıye dusunsek on yargılı olmasak ?bir sonuca varamasak da en azından karşıdakılerın düşüncelerini ogrenırız bu konu ıyı bir konu bence

-------------
üç günlük dünyada


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:10
ben ce de drnirvana denilen it yanlış yapmış hihi
anaokulu demeliydi

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: yasin
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:12
bn herhangi bi konuyu sawunmuyorumm
ama anotomi derlernden öörendiğimiz kadarıylaa çıkan bulgularr teoriyii güçlendirio
ama dinmzde böle bi dşnce yanlışş bide bu konu war

-------------
tarihi aptallar da yapabilir
ama sadece akıllılar yazar..


Mesajı Yazan: kayip
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:14
senın dusuncene de onlarr aynı sekılde    asagılayabılırr    bole yaparakk bı yere varamazsınızz

-------------
üç günlük dünyada


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:26
insanların dişleri 52 den 32 ye düşmüştür diyorsun ama bu konuda ispatlanmış birşey yoktur... bence saçma sapan gerçek olmayan şeylerle ugraşma... öyle birşeyin oldugunu en kral ewrim sitesinde bile rastlamadım ilk defa senden duydum he belki söyleniyordur ama ispatlanmış birşey degildir... hiçbir delilde yoktur...

-------------


Mesajı Yazan: yasin
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:28
nysee bu konu bizi aşıo heraldd

-------------
tarihi aptallar da yapabilir
ama sadece akıllılar yazar..


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:29
bunu nerden duydun bilmiyorum ama kulaktan duyma şeyleri dogrudan iletiyorsun ispatlanmışmı diye bi araştır istersenki öyle birşeyi öne süre de yok ...

-------------


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:38
emre sen hakkaten baya bi cahil kalmışsın bak bu yazıyı hatta birkaç hafta önce dinci zaman gazetesinin pazar ekinde okumuştum
şöyle diyordu bir diş hekimi
"insanlar eskiden 52 dişli idi yüce allah öyle tasarlamıştı çünkü yiyecekler sertti zart zurt"
sana hem o yazıyı bulacam hem de evrimin bunu nasıl açıkladığını ama biraz beklemen gerekecek


-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:41
aha bu zamanın gençlik ekindeki sayısı
Peki dişlerimizin sayısının azalmasının sebebi ne? Cevabı kısa ve net: Yemek yeme ve beslenme alışkanlıklarının zaman içinde değişmesi. Mehmet Bakangöz, ilk fosillerde insanların uzun çeneli 54 dişli olmasını, o dönemde gıdaların sert ve çiğ yenmesi olarak gösteriyor ve şöyle diyor: “Allah o dönemlerde öyle bünye yaratmış. ınsanların o yiyecekleri daha kolay öğütebilmesi, insanların daha rahat beslenebilmesi adına... Zaman ilerledikçe gıdaların pişmesi ve daha rahat çiğnenecek hale getirilmesi çene yapısında değişikliğe neden olmuş ve diş sayısı azalmış.” Bakangöz, bu bilginin, diş hekimleri arasında fütürist bir teoriyi de beraberinde getirdiğini söylüyor. Bu teoriden çok, soru kipinde ortaya konmuş bir varsayım aslında: Üç yüz yıl ya da beş yüz yıl sonra, yemek yeme alışkanlığının azalıp bunu vitamin besin drajeleri ile gerçekleştirmesi ve çiğneme fonksiyonunun ortadan kalkması ile çene iyice küçülecek ve kuş yüzlü insanlar mı ortaya çıkacak? Cevabı ‘evet’e yaklaştıran nedenler biri bulunmuş en eski insan fosillerinde 54 dişin olması ve bu değişimin gelecekte de sürmesi... ıkincisi ise vücutta fonksiyonu olmayan her organın zaman içinde dumura uğradığı yönündeki biyolojik bilimsel gerçek

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:42
bu arada 52 değil 54 imiş gençlik ekindeki yazı olacaktıı

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:46
sende bunu yedin .... başka biyer demişmi ... ispatlanmışmı dostum ewrimciler bile kabul etmiyor bunu insan dişiyle ilgili olarak sadece eskiden çok daha iri dişlerin oldugunu söylüyorlar daha saglam kırılmayan dişlerden bahsediyorlar ewrimciler bu konuda sadece 54 diş flan o dergiye has bişe uydurmaca sadece... ya dostum kulaktan dolma bilgilerle atip tutma neolursun...
daha be dedigini bile bilmiyorsun gerçekten kızıyorum ....

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:50
   32 diş mazi oluyor

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı ve Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Uzel, yaşam ve beslenme tarzındaki değişimler, gelişen teknolojinin neden olduğu hareketsiz yaşam gibi birçok faktör nedeniyle insanların diş ve çene yapısının değiştiğini söyledi.
Çenedeki daralmayla birlikte 20′lik dişlerin çıkmasının zorlaştığına işaret eden Prof. Dr. Uzel, diş boyutlarının da küçüldüğünü, insanoğlunun gelecekte 32 yerine 24 dişli olacağını belirterek, “Alt çenedeki küçülme insanoğlunu çirkinleştirecek” dedi.

burdan çıkardığımız neticeeeeeeee ilerde azala azala diş denen bi şey kalmıcak

-------------


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:51
zaman gazetesinde onu wermiş kardeşim sen 52 dioun 54 diosun ne dedigini bile bilmiyorsun sen gazetelere neüdügü belirsiz dergilere inanan cahil insanlardan birisin bence... dostum daha fazla yazmıcam çok sinirlendiriyorsun beni... ikimizde kişilige laf atmaga başladık... abartmaga başlamadan keslim bu konuyu yoksa kafa kafaya gelicem seninle, kim oldugunu bilmiyorum kib, gazete okumaya devam et sen...

-------------


Mesajı Yazan: yasin
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:52
arkadaşlarr sakin olsakkk daa ii diilmi:(

-------------
tarihi aptallar da yapabilir
ama sadece akıllılar yazar..


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:58
lan emre
sen her dinci gibi annesini kaybetmiş bebe reflexi veriyorsun bu evrim konusunda

kim dedi evrimciler kabul etmiyor diye
hıyar mısın nesin


-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 14:59
yok baba o deilde insanlar eskiden gazlarını göbeklerinden çıkartıomuş sonra zaten bitane deilk war demişler gel biz en iyisi ordan çıkartalım saga sola delik açmaga gerek yok delik deşik olduk demişler we ewrimleşip g.t ten hem yaptıgı işi yapıp hemide gaz çıkartmayı başarmışlar... atalarımız bize şimdi büyük kolaylık sagladı... onları çok sewiyorum ya birsürü delik açsalardı cereyan yapardı...

-------------


Mesajı Yazan: yasin
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:00


pohahahaa

-------------
tarihi aptallar da yapabilir
ama sadece akıllılar yazar..


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:02
sen soslu hıyarsın ya

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:02
hz.muhabbet bence fazla ileri gitme limitini doldurma... artislik de yapma ... hadi koçum sabrımı taşırmadan kendine gel...

-------------


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:05
sen insanlara cahil diyebiliyorsun ama senin nekadar güvenilir biri oldugun sözlerinden belli... beni ewrime inandırdın daha insan olamamışsın... konuşma adabını ögrenmen gericek senin ataların biraz geriden takip etmiş ewrimi haberleri pek okuyamamış...

-------------


Mesajı Yazan: yasin
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:09
aarkadşlarr yetrr ama artıkk

-------------
tarihi aptallar da yapabilir
ama sadece akıllılar yazar..


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:12
lan şaka maka ii laf soktun haa iyisin yine
huha
herkesten bu klas... tepkiyi almak kaderim oldu benim
konuşma adabını sen mi belirleyeceksin güüm civanım
haa
söle bakalım neyse konu dağılmasın diye burada kesiyorum lakin devam etmek istersen başka ortamlara her zaman hazırım
daha fazla tepki almadan kapattım konuyu
yendin lan beni hadi iyisin allah seni bilmediği gibi yapsın

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:15
Orjinalini yazan: hz.muhabbet

tepkiyi almak kaderim oldu benim
hazırım
daha fazla tepki almadan kapattım konuyu

sen drnirvanasın değil mi. açık verdin bu sözünden. daha zekice düşünebilirdin ama...

-------------


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:18
ayyy kıss sen ne kadar zekisin bölee

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:18
sen bu foruma soytarılık yapmaya girmişsin... ne dedigini bilmiyorsun.. imzanıda kınıyorum... ünv. formunda böyle dengesiz insanları tanıyacak bi flitreleme programı ypılsaydı tam süper olacaktı...
kalbinide kırdıysam özr dilerim... hakkını helal et... ben çok sinirlendigim halde biraz aşıyorum haddimi ama sen biraz rahat kaçtın nedense agzını bozmana şaşırdım, senin içinde olan birşey olsa gerek her insandan insanlık beklemekte bizim ayıbımız zaten... herkeze iyi akşmalar... by by...

-------------


Mesajı Yazan: gün batımı
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:20
hadı sıze ıyı gunleeeeer. 1 2 3 tıp!!!

-------------


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:22
aman aman yine duygulandım ben gün batımı ben drnirvana değilim
amna istersen olurum
emre fizik sen hala konuşuon mu

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: emre_fizik
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:24
yok konuşmuom çıktım ben size iyi muhabbetler...

-------------


Mesajı Yazan: hz.muhabbet
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:27
güle güle
tekrar bekleriz
giderken müşteri memnuniyet anketimizi doldurmayı unutmayınız

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: jeofizikopat
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:40
koçum sen ne ayaksın klavye delikanlılıgnın yeri burası deil kimseyi rahatsız etmeye hakkın yok.. güle güle..


-------------


Mesajı Yazan: SHEtAn
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:48
guzelce yorumunu yaparsın neden ınanmadıgını solersın ınsanlarıda bılgılendırırsın bunlara ınanlara hakaret etmene veya ınsanlara satasmana hıc gerek yok


Mesajı Yazan: lazkopat61
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 15:54
BU KONUYU AÇANIN DA KONU HAKKINDA DOGRULUK PAYI VAR DıYENıN DE TA .......UM bu forumu dini yada siyasi emelleriniz için kullanın diemi açıldı çok merak ediorum
gerçi bu konuyu destekleyenler bi hayvan(maymun) oldugunu kabul ediyo ama gene de ben onlara bi atalarını göstereyim özlemiştir maymun soylu olan.... lar
http://imageshack.us">

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: SHEtAn
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 16:01
allah askına neden sadece evrımın ınsanların maymunlardan geldıgı olarak goruyorsunuz hocalarımızda bızde maymundan geldıgımıze ınanmıyoruz bole bır sey olamaz ama lutfen bıraz arastırma yapın (evrım ınsan-maymun ılıskısı degıldır)ve hocamızı sımdı daha ıyı anlıyorum


Mesajı Yazan: lazkopat61
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 16:07
ulan sonuçta hayvandan geldik diosunuz sen hangi hayvan dan geldigini düşünüyon bi de senin atanın resmini koyum istersen hayvannnn resmi bulmak o kadar zor degil hatta sen direk kendi resmini de koya bilirsin

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: lazkopat61
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 16:10
http://imageshack.us">
bu nasıl begendin mi büyük büyük dedenin ölmeden önce son bi fotografı

-------------
süresiz uzakla?t?r?ld?....


Mesajı Yazan: sokrates
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 16:22
lazkopat61 ve onun gibi forum kullanıcıları konuyu saptırıp hakarete varan cevaplar girince konunun ömrününü doldurduğunu düşünüyorum.Gönül ister ki herkes birbirine saygıyla kendi fikrini ve bu fikre neden sahip olduğunu yazsın fakat birbirine hakaret ve laf atmaktan başka bişi yazılmamış son cevaplarda.KONU KAPATILMIşTIR..

-------------
Bilgi güçtür.


Mesajı Yazan: nomercyxes
Mesaj Tarihi: 03-Feb-2007 Saat 16:42
Tartışmayı öğrenemediğiniz sürece sanırım bu tür topiclerin hepsi yanında 1-2 ban getirerek kapatılacak.. Arkadaşlar üniversite forumunda olduğunuzu unutmayın.. Her ne kadar sizin görüşünüze aykırı olsa da karşınızdakinin düşüncesine de saygı gösterin.


konuyu sokrates kapatmış sağolsun bende yanında 2 ban 1 uyarı hediye ediyim..

lazkopat61 ve hz.muhabbet forumdan süresiz uzaklaştırılmıştır.. ayrıca emre_fizik lütfen tekrarlanmasın.. hakarete hakaretle cevap vermek yerine forum yönetimini başvurunuz.. msjların altında sanırım alert veye oyle bi tus var ona bastığınızda yazılan mesajı şikayet edebilirsiniz.. (doğrudan mailimize gelir.) umarım bundan sonra yasanmaz ...

-------------



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.06 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide - http://www.webwizguide.info